225 Tam Kare mi? Çok Yönlü Bakışlarla Net Bir Cevap Konulara farklı açılardan bakmayı seven biri olarak, “225 tam kare mi?” sorusunu birlikte masaya yatıralım. Burada toplumsal cinsiyet genellemeleri yapmak yerine, veri odaklı ve toplumsal/deneyim odaklı düşünme biçimlerini karşılaştıracağım. Her birey bu yaklaşımları farklı oranlarda benimseyebilir; amaç, tartışmayı zenginleştirmek ve herkesin katkı sunabileceği bir ortak zemin kurmak. Kısa cevap: Evet, 225 bir tam karedir; çünkü 15 × 15 = 225 ve aynı zamanda 225 = 9 × 25 = (3²) × (5²) = (3×5)² = 15². 225 Tam Kare mi? (Evet) — Nereden Biliyoruz? 1) Doğrudan Karekök Kontrolü Bir sayının…
14 YorumHissedin Bilgi Dalgası Yazılar
Ankara Hacettepe Hastanesi Özel mi Devlet mi? Sağlık, Ritüeller ve Toplumsal Kimlik Üzerine Antropolojik Bir Okuma Bir antropolog olarak, kültürlerin çeşitliliğine ve insanların gündelik yaşamlarında yarattıkları anlam ağlarına daima büyülenmişimdir. Her toplum, hastalık, sağlık ve bakım pratiklerini yalnızca tıbbi değil, kültürel bir bağlamda da inşa eder. “Ankara Hacettepe Hastanesi özel mi devlet mi?” sorusu, ilk bakışta idari bir sınıflandırma gibi görünse de, aslında modern toplumun sağlıkla kurduğu sembolik ilişkinin kapılarını aralar. Çünkü bir hastane, sadece tedavinin değil; toplumsal güvenin, kimliğin ve aidiyetin de temsilcisidir. Hacettepe’nin Kültürel Konumu: Devletin Kalbinde Bir Kurum Hacettepe Üniversitesi Hastanesi, Türkiye’nin en köklü ve prestijli devlet…
8 YorumBir gün parkta otururken, salıncakta kahkahalarla sallanan küçük bir çocuğu izledim. Yanında oturan babası, her seferinde “Daha yükseğe!” diye bağırıyordu. Yan masadaki bir kadın ise sessizce gülümsüyor, çocuğun saçlarının rüzgârla dans edişini izliyordu. O an içimden bir soru geçti: Çocuk diye kime denir? Bu sadece yaşla mı ilgilidir, yoksa yüreğinde o saf sevinci taşıyan herkes bir çocuk mudur? Çocuk Diye Kime Denir? Aslında bu soru, bir tanım değil bir yolculuktur. Çünkü “çocuk” kelimesi sadece yaşa sığmaz; bir hâlidir, bir ruhtur, bir aynadır. Çocuk diye kime denir? Belki de hayata hâlâ merakla bakan, küçük şeylerden büyük sevinçler çıkarabilen herkese… Bir Baba,…
6 YorumGüç, Akış ve Toplum: Hidrografın Şeklini Etkileyen Faktörler Nelerdir? Toplumsal düzenin doğasını anlamaya çalışan bir siyaset bilimci için suyun akışı, sadece fiziksel bir süreç değil; aynı zamanda iktidarın, direncin ve dönüşümün metaforudur. Hidrograf — yani bir akarsu havzasındaki akış miktarının zamanla değişimini gösteren grafik — aslında toplumsal güç ilişkilerinin de bir yansıması gibi okunabilir. Çünkü her akış, bir dirençle karşılaşır; her yükseliş, bir baskıyı veya kırılmayı işaret eder. Bir hidrografın şekli, tıpkı bir toplumun politik biçimi gibi, iç dinamikleriyle belirlenir. Bu yazıda “hidrografın şeklini etkileyen faktörler” sorusunu, yalnızca coğrafi bir olgu olarak değil, iktidar, kurumlar, ideoloji ve vatandaşlık ekseninde bir…
6 YorumHercai Kaç Seri? Bir Antropoloğun Gözünden Kültürel Çözümleme Bir antropolog olarak, kültürlerin hikâyelerini yalnızca metinlerde ya da arkeolojik kalıntılarda değil, modern toplumun üretimlerinde de aramak gerekir. Hercai dizisi, bu anlamda Türkiye’nin toplumsal dokusunu, geleneksel değerlerini ve dönüşen kimlik yapılarını anlamak için zengin bir saha sunar. “Hercai kaç seri?” sorusu, yüzeyde yalnızca bir diziye dair bilgi talebi gibi görünse de, aslında daha derin bir kültürel ve toplumsal okumayı davet eder. Hercai’nin Serileri ve Zamanın Ritüeli Hercai, 2019 yılında başlayan ve toplamda 3 sezon (yani üç seri) süren bir televizyon dizisidir. Ancak antropolojik bir perspektiften bakıldığında, bu üç sezon yalnızca bir anlatı…
12 YorumHemsinliler Türk Mü? Tarihsel Bir Bakış Geçmişi anlamak, sadece bugünümüzü değil, yarınımızı da şekillendirebilir. Tarihçiler için bu, sürekli bir sorgulama ve keşif sürecidir. Geçmişin derinliklerine doğru yaptığımız her adım, bugün yaşadığımız toplumları, kültürleri ve kimlikleri daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Bugün, Hemsinliler’in etnik kimliğini ve Türk kimliğiyle ilişkisini sorgularken, tarihsel süreçlerin, kültürel etkileşimlerin ve toplumsal dönüşümlerin izini sürmeye çalışacağız. Bu soruyu sorarken, sadece bir kimlik arayışı değil, aynı zamanda tarihi bir sürecin ve kültürel bir evrimin ne denli karmaşık ve çok katmanlı olduğunu da gözler önüne seriyoruz. Hemsinliler Kimdir? Hemsinliler, Karadeniz’in doğusunda, özellikle Artvin iline bağlı Hopa, Arhavi, Borçka gibi…
12 YorumHacamat: Kimler Yapabilir? Antropolojik Bir Bakış Giriş: Kültürlerin Çeşitliliğine Meraklı Bir Antropoloğun Perspektifi Dünya, farklı kültürlerin, ritüellerin ve pratiklerin etkileşim içinde şekillendiği bir mozaiktir. Her kültür, kendine özgü gelenekler, inançlar ve uygulamalarla toplumsal yapıyı oluşturur. Hacamat gibi eski bir tedavi yöntemi de, insanlık tarihinin derinliklerine kök salmış ve farklı kültürler arasında izler bırakmıştır. Bir antropolog olarak, bu tür geleneklerin nasıl şekillendiğini ve hangi toplumsal yapılar içinde anlam kazandığını anlamak, kültürlerin çeşitliliğini daha iyi kavrayabilmek için son derece önemlidir. Hacamat, sadece fiziksel bir tedavi değil, aynı zamanda bir ritüel, sembol ve kimlik oluşturma aracıdır. Peki, hacamatı kimler yapabilir ve bu uygulamanın…
8 YorumGüzellik Salonlarında Neler Yasak? Tarihten Mevzuata, Güncel Tartışmaların Kısa Haritası Güç ilişkileri gündelik hayatın en görünmez yerlerinden sızar: berber koltuğundan cilt bakım odasına, sterilizasyondan reklam panolarına kadar. Güzellik salonları da tam bu görünmez siyasetin kesişim noktasında durur. “Neler yasak?” sorusu, sadece teknik bir liste değil; kurumların yetki alanlarını, ideolojinin “doğal/sağlıklı” imgesini ve tüketici haklarını şekillendiren bir çerçevedir. Bu yazı, Türkiye’deki tarihsel arka planı ve güncel hukuki sınırları, akademik tartışmalarla birlikte anlaşılır bir dille özetliyor. — Tarihsel Arka Plan: “Bakım”ın Tıbbileşmesi ve Kurumsal Çizgiler Modern dönemde güzellik hizmetleri giderek tıbbileşti: lazerler, kimyasal peeligler, enjeksiyonlar ve enerji temelli cihazlar, “bakım” ile “tedavi”…
10 YorumBir gün, şehri terk etmek isteyen, hayatın anlamını derinlemesine düşünen bir adam vardı. Herkesin hızlıca geçtiği yollarda o, her adımını hissederek atıyordu. O, Orhan Veli Kanık’tı. Çoğu zaman kalabalıklara karışmak yerine, bir köşede yalnız kalıp dünyayı sessizce gözlemlerdi. Fakat o, yalnızca gözlem yapmakla kalmaz, gözlemlerinden çıkardığı derin anlamları, kalbine dokunacak şekilde yazıya dökerdi. Eğer bir gün Orhan Veli’nin şiirlerine göz attıysanız, ruhunuzun derinliklerine işleyen bir dokunuşla karşılaşırsınız. İşte onun dünyası, hepimizin içinde kaybolmuş bir parça gibi… Orhan Veli Kanık Kimdir? Bir Adamın Sessiz Çığlığı Bir Söz, Bin Duygu Şairin Yalnızlığı ve Hayata Dair Felsefesi Hayatın karmaşasında kaybolmuş bir şehirde, gece…
8 YorumGüven Fobisi Nedir? İnsanlığın Kültürel Yaralarına Antropolojik Bir Bakış Kültürlerin birbirine ne kadar benzediğini ve bir o kadar da farklılaştığını anlamak, bir antropolog için bitmeyen bir merak kaynağıdır. Her toplumun kendi korkuları, inançları ve ritüelleri vardır. Bazı korkular evrenseldir; bazıları ise kültürel hafızanın derinliklerine gömülüdür. “Güven fobisi” de bu evrensel korkulardan biridir. Güven duygusunun yokluğu, sadece bireysel bir travma değil, aynı zamanda bir kültürün sosyal yapısına işlenmiş bir koruma refleksi olabilir. Peki antropolojik açıdan güven fobisi ne anlama gelir? Güven Fobisinin Tanımı: Psikolojiden Kültüre Uzanan Bir Köprü Psikolojik olarak güven fobisi, bireyin geçmişte yaşadığı ihanet, istismar veya duygusal kırılmalar nedeniyle…
8 Yorum