Merhaba Hisi takipçileri, bugün Bulgaristan vatandaşları Amerika’ya vizesiz gidebilir mi konusunu en anlaşılır haliyle ele alıyoruz. Geçmişi anlamak, bugünün sınır politikalarını yalnızca hukuki bir çerçeve olarak değil, aynı zamanda tarihsel bir güç dengesi olarak okumayı mümkün kılar; Bulgaristan ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki vize rejimi de tam olarak bu kesişim noktasında anlam kazanır. Bu içeriğin sonunda Bulgaristan vatandaşları Amerika’ya vizesiz gidebilir mi konusunda daha bilinçli bir bakış kazandığınızı umuyoruz. Bulgaristan Vatandaşları Amerika’ya Vizesiz Gidebilir mi? Bugünün hukuki gerçekliği açık ve nettir: Bulgaristan vatandaşları, Amerika Birleşik Devletleri’ne vizesiz giriş yapamaz. Kısa süreli turistik veya ticari ziyaretler için dahi genellikle B1/B2 vizesi…
Yorum BırakHissedin Bilgi Dalgası Yazılar
8. Sınıf Öge Eksikliği Nedir? Psikolojik Bir Bakış Hayat boyunca fark ettim ki bazı durumlar bizi eksik bırakır. Bir proje tamamlanmaz, bir görev yarım kalır ya da bir deneyim beklediğimiz bütünlüğü sağlamaz. Kendi gözlemlerimde, bu eksikliklerin yalnızca somut sonuçlar doğurmadığını, aynı zamanda zihnimizde ve duygularımızda da belirli tepkiler oluşturduğunu fark ettim. İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri merak eden biri olarak bu gözlemler beni “8. sınıf öge eksikliği” kavramına yönlendirdi. 8. sınıf öge eksikliği, psikoloji literatüründe, bireyin belirli bir bağlamda olması gereken bilişsel, duygusal veya sosyal bileşenlerin eksikliğiyle karşılaştığında yaşadığı içsel çelişkileri ifade eder. Bu eksiklikler, yalnızca bir davranış…
Yorum BırakGiriş: Bir ifadenin toplumsal yankısı Bazı ifadeler vardır ki ilk bakışta sadece bir maçın, bir anın ya da bir heyecanın parçası gibi görünür. “Siradaki gol 1 gol olmaz” ifadesi de böyle bir cümle gibi durur: futbolun hızlı akışı içinde söylenmiş, belki bir iddianın, bir tahminin ya da bir duygusal tepkinin ürünü. Ancak gündelik dilin içine yerleşen bu tür ifadeler, yalnızca sporla sınırlı kalmaz; toplumsal yapının, beklentilerin ve hatta güç ilişkilerinin küçük birer yansımasına dönüşür. Toplumsal olayları anlamaya çalışan biri için bu tür sözler, sadece ne söylendiğinden çok nasıl söylendiği ve kimler tarafından nasıl anlamlandırıldığıyla ilgilidir. Çünkü dil, toplumun aynasıdır; bazen…
Yorum BırakMerhaba! Hisi sayfamızda bugün El ayak hastalığı geçiren bir daha geçirir mi üzerine faydalı bir rehber sizlerle. Giriş: Kıt Kaynaklar ve Seçimlerle Başlayan Bir Analiz El ayak hastalığı geçiren bir birey bir daha geçirir mi? Basit bir tıbbi soru gibi görünse de, bu soruyu ekonomi perspektifinden düşündüğümüzde karşımıza ilginç bağlantılar çıkar. İnsanlar sınırlı kaynaklar ve belirsizlikler içinde seçimler yaparken, sağlığı ve hastalık deneyimlerini de birer ekonomik faktör olarak değerlendirebilir. Bir ekonomist ya da sağlık ekonomisi uzmanı olarak değil, kaynakların kıtlığı, risk ve fırsat maliyetleri üzerine düşünen bir insan gözüyle bu konuyu ele almak, bize hem bireysel hem de toplumsal perspektif…
Yorum BırakHisi takipçilerine selam! 70 inç TV en — boy kaç cm konusunu bugün daha yakından tanıyoruz. Ölçünün Anlamı: 50 İnç Kaç Santimetre ve Gerçekliğin Ölçülebilirliği Üzerine Bir Düşünce Bir odada iki kişi düşünün: biri duvarda asılı ekranın “50 inç” olduğunu söylerken diğerinin zihninde aynı uzunluk “127 santimetre” olarak yankılanıyor. İkisi de aynı nesneye bakıyor, fakat aynı gerçekliği mi paylaşıyorlar? Ölçüm dediğimiz şey, yalnızca sayısal bir dönüşüm mü, yoksa insan zihninin dünyayı kavrama biçimlerinden biri mi? 50 inç, matematiksel olarak 1 inç = 2.54 cm kabulüyle hesaplandığında 127 santimetreye karşılık gelir. Ancak bu basit dönüşüm, ölçünün felsefi derinliğini tüketmeye yetmez. Çünkü…
Yorum BırakBeslenme Sorusundan Siyasal Düzen Okumasına: 5 Aylık Bebek ve Yumurta Üzerinden Bir Toplumsal Teori Denemesi Toplumsal düzeni anlamaya çalışan bir bakış açısı için en sıradan görünen sorular bile bir tür siyasal laboratuvar işlevi görebilir. “5 aylık bebek yumurta yiyebilir mi?” sorusu ilk bakışta yalnızca pediatri ve beslenme biliminin alanına ait gibi görünür; ancak daha derin bir okumada bu soru, bilgi üretiminin nasıl örgütlendiğini, uzmanlığın nasıl meşrulaştırıldığını ve gündelik yaşamın hangi iktidar ilişkileri içinde şekillendiğini açığa çıkarır. Bu metin, tek bir siyaset bilimci kimliğine sabitlenmeden; farklı düşünsel geleneklerden beslenen, güç ilişkileri ve toplumsal düzen üzerine düşünen bir perspektifin izini sürer. Çocuk…
Yorum Bırak14 Haziran Dünya Ne Günü? Tarihin Katmanları Arasında Bir Hafıza Yolculuğu Bugünkü yazımızda Hisi olarak 14 Haziran dünya ne günü hakkında kapsamlı notlar paylaşıyoruz. Geçmişi anlamaya çalışmak, yalnızca olmuş bitmiş olayları sıralamak değil; bugünün anlamını kuran görünmez bağları fark etmektir. 14 Haziran tarihine bakarken de aynı şey geçerlidir: tek bir “gün” gibi görünen şey, aslında tıbbın, savaşların, bilimsel keşiflerin ve toplumsal dayanışmanın iç içe geçtiği uzun bir tarihsel sürecin düğüm noktalarından biridir. 14 Haziran: Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü’nün Tarihsel Kökeni 14 Haziran, günümüzde Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü olarak anılır. Bu gün, yalnızca modern bir farkındalık takvimi değil; insanlığın…
Yorum BırakKayseri’de Bir Kış Sabahı Önerdiğimiz İçerik: İşaret dili neden yasaklandı ? Sevgili Hisi ziyaretçileri, bugün “İşaret dili sertifikası ile nereye atanabilirim” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz. Kayseri’nin kışını anlatmak zor. Soğuk sadece yüzüme çarpmaz, sanki içime de işler. Sabahları uyanırken pencerenin buğusuna bakıp uzun süre düşünürüm. 25 yaşındayım. Artık “genç sayılır mıyım yoksa yetişkinliğe tamamen girdim mi” sorusu bile yorucu geliyor bazen. Günlük tutuyorum, çünkü içimde birikenleri kimseye anlatamadığımda kâğıt sabırlı oluyor. O sabah yine defterimi açtım. Elim titremiyordu ama içim titriyordu. Çünkü aklımda tek bir cümle dönüp duruyordu: “İşaret dili sertifikası ile nereye atanabilirim?” Bunu ilk kez kendime sormuyordum.…
Yorum BırakHisi olarak her zaman en iyi içeriği sunmak için çalışıyoruz. “Japonya’da öğretmen maaşları ne kadar” konusunda daha fazlası için takipte kalın! Kayseri’den Tokyo’ya Uzanan Düşler O sabah uyandığımda güneş yüzüme vuruyordu; ama içimde bir boşluk vardı. Günlük defterimi elime aldım, kalemimi sıkıca tuttum ve yazmaya başladım. Japonya… Orası benim hayallerimden biriydi. Tokyo sokaklarının kalabalığında kaybolmak, sakura ağaçlarının altında yürümek… Ama en çok öğretmen olmayı hayal ediyordum orada. İlk Araştırmalar ve Umut Bilgisayarı açtım, Japonya’daki öğretmen maaşlarını araştırdım. Sayfalar dolusu rakam… Ortalama bir lise öğretmeni, deneyimine göre ayda yaklaşık 300,000 ile 400,000 yen arasında kazanıyormuş. Türk lirasına çevirdiğimde gözlerim büyüdü. “Vay…
Yorum Bırakİsmimizi nasıl değiştirebiliriz? Bir isimden fazlası: kimlik, hafıza ve yeni başlangıç İsim dediğimiz şey çoğu zaman sadece bir kelime gibi durur. Günlük hayatta çağrıldığımız, imza attığımız, kimlik kartında yazan basit bir bilgi. Ama işin içine biraz daha yakından baktığınızda, bu “basit kelime”nin aslında hayatımızın çok büyük bir parçasını taşıdığını fark edersiniz. İnsanlar bizi onunla tanır, geçmişimizi onunla hatırlar, hatta bazen geleceğimizi bile onunla hayal eder. Eskişehir’de üniversitede çalışan 27 yaşında bir araştırmacı olarak şunu sık sık gözlemliyorum: İnsanlar isimlerini değiştirmek istediklerinde mesele sadece “beğenmeme” olmuyor. Bazen geçmişten kopma isteği, bazen aidiyet arayışı, bazen de hayatın yeni bir sayfasını açma ihtiyacı……
Yorum Bırak