Değerli Hisi takipçileri, bu yazımızda “Ermenistan-İran sınırı kaç kilometre” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz. Ermenistan-İran Sınırı Kaç Kilometre? Geleceğe Dair Düşünceler Geleceğe bakarken, bazen geçmişin izleriyle, bazen de şimdiki anın hızla değişen dünyasıyla arasında kaybolmuş hissediyorum. Şu anki dünyamız, teknolojinin gücüyle şekilleniyor, ilişkiler daha dijital ve global hale geliyor. Ama bir yandan da sınırlar, ülkeler ve coğrafi etkileşimler hayatımızı öyle ya da böyle şekillendiriyor. Bir ülkenin bir diğeriyle olan sınır uzunluğu, belki de bizler için günlük yaşamın derinliklerinde etkisini hissettirmiyor. Ancak bir gün, dünya o kadar hızlı değişecek ki, bir sınırın uzunluğunun anlamı bambaşka bir boyuta evrilecek. Bugün, Ermenistan-İran…
Yorum BırakHissedin Bilgi Dalgası Yazılar
Buzdolabında Enerji Tasarrufu Nasıl Yapılır? Farklı Yaklaşımlarla Bir İrdeleme Buzdolabı… Hemen hepimizin evinde yer alan, sabahları kahvaltılıkları, akşam yemeklerini sakladığımız ve hayatımızın bir parçası haline gelen o büyük, gururlu cihaz. Ama bir de şöyle düşünelim: Günümüzün en büyük enerji tüketicilerinden biri de o. “Buzdolabımın enerji tüketimi çok yüksek” diye şikayet ediyorsunuz, ama gerçekten ne kadar enerji tükettiğini ne kadar biliyoruz? İçimdeki mühendis her zaman bana “Matematiksel olarak çöz, hesapla, bir modelle” diye sesleniyor. Ama içimdeki insan tarafı da “Hadi canım, yazın sıcaklarda buzdolabının kapaklarını açma, zaten her şey çürür” diyor. O zaman biz de bu ikisini birleştirip, “Buzdolabında enerji tasarrufu…
Yorum BırakDeğerli ziyaretçiler, Hisi ekibi bu yazısında “Bir güne bir gün nasıl yazılır” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Bir Güne Bir Gün Nasıl Yazılır? Türkçede dil bilgisi hatalarından belki de en çok karşılaşılanlardan biri, “bir güne” ve “bir gün” arasındaki farkın karıştırılması. İki ifadeyi yanlış kullanmak, aslında anlamı tamamen değiştirebilir. Bu yazıda, “bir güne bir gün nasıl yazılır?” sorusunun cevabını ararken, dilbilgisi kurallarını karmaşık hale getirmeden, basit bir dille açıklamaya çalışacağım. Eskişehir’deki bir kafede kahvemi yudumlarken, bu iki ifadenin farkını merak ettim ve araştırmaya başladım. Gelin, hep birlikte bu küçük ama önemli farkı keşfedelim. “Bir Güne” ve “Bir Gün”: İki Farklı Anlam,…
Yorum BırakHoş geldiniz! Hisi olarak bu yazımızda “At hangi durumlarda kullanılır” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz. At Hangi Durumlarda Kullanılır? Beni tanıyanlar zaten bilir; tartışmayı seviyorum. Hele dildeki ince noktalara gelince, işim bitti demektir. Bugün, dilimizin en eski ve en karmaşık meselelerinden biri olan “at”ın kullanımını masaya yatırıyorum. Kimi zaman gereksiz yere karıştırdığımız, kimi zaman ise tamamen unuttuğumuz bir bağlaç olan “at”ı incelerken, bu konuda neler düşündüğümü net bir şekilde ifade edeceğim. At Kullanımının Güçlü Yönleri İzlenim: Kesin ve Keskin Bir Bağlantı Kurma Aracı Türkçede, kelimeler arasında bağ kurmak için kullanabileceğimiz birçok seçenek var. Ama “at” o seçeneklerin arasında öyle bir konumlanmış…
Yorum Bırakİktisatın Temeli Nedir? Konya’dan Bir Genç Yetişkinin Perspektifi Konya’da yaşayan, mühendislik ve sosyal bilimlere meraklı biri olarak, sürekli kafamda iktisat üzerine tartışıyorum. İktisatın temeli nedir sorusu, bana sadece akademik bir konu gibi gelmiyor; hayatın içinde, iş dünyasında, hatta günlük kararlarımda sürekli karşımıza çıkıyor. İçimdeki mühendis tarafı analitik ve mantıklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor: “Kaynaklar, optimizasyon, verimlilik…” diye fısıldıyor. Öte yandan insan tarafım, duygusal ve toplumsal boyutu görmeye çalışıyor: “Ama insanlar yalnızca rasyonel mi hareket ediyor, duygular, alışkanlıklar, adalet duygusu ne olacak?” diye soruyor. Klasik İktisat Yaklaşımı Klasik iktisat, Adam Smith’in görünmez elinden başlayarak üretim, piyasa ve kaynak dağılımı üzerine yoğunlaşıyor.…
Yorum Bırakİklim Değişikliği ve Etkileri: Kaçınılmaz Bir Gerçek mi, Yoksa Kendi Kendimizi Yaktığımız Fatura mı? İzmir’in sıcak ve rüzgârlı bir akşamında düşünüyorum: Gerçekten iklim değişikliği bizim kaderimiz mi, yoksa sadece beceriksizliğimizin doğal sonucu mu? Bence cevap açık: Hem evet, hem hayır. Ama ne olursa olsun, görmezden gelmek artık imkânsız. Bu yazıda, iklim değişikliğinin etkilerini cesurca tartışacağım, sevdiğim ve sevmediğim yanlarını net şekilde ortaya koyacağım. Hazırsanız, tartışmayı başlatıyoruz. İklim Değişikliğinin Güçlü Yanları: Farkındalığı Artırması İronik gelebilir ama iklim değişikliği aslında bazı açılardan güçlü bir motivasyon kaynağı. İnsanları düşünmeye, sorgulamaya itiyor. Sosyal medyada her gün “küresel ısınma nedeniyle bu yıl sıcaklık rekoru kırıldı”…
Yorum BırakMerhaba Hisi okurları! Bugün sizlerle “Siğil ilacı sürdükten sonra ne yapılmalı” konusunu ele alacağız. O Sabah ve Karar Anı Sabahın erken saatleriydi, Kayseri’nin sokakları hâlâ uykudaydı. Ben ise yatağımın kenarında oturmuş, elimde siğil ilacıyla düşüncelere dalmıştım. Aynada elimdeki parmağa bakarken, sanki küçük bir yük taşır gibi hissettim. Küçük, ama sinir bozucu bir düşman gibiydi o siğil; yıllardır göz önünde, ama bir türlü yok edilemeyen bir yara gibi. İlacın şişesini okşarken bir yandan da kendime söz verdim: “Bugün onu yenmeye çalışacağım.” İçimde bir karışım vardı; heyecan, korku, belki biraz da utanma. Çünkü bu, sadece bir cilt problemi değildi; bir bakıma kendime…
Yorum BırakŞeytan’ın Numarası Kaç? Toplumsal Cinsiyet ve Çeşitlilik Perspektifi İstanbul sokaklarında yürürken, toplu taşımada yolculuk yaparken veya işyerinde gözlemlerimi kaydederken, insanların inanç ve sembollere yüklediği anlamların günlük hayatı ne kadar etkilediğini fark ediyorum. “Şeytan’ın numarası kaç?” sorusu, çoğu zaman sadece dini veya kültürel bir tartışma olarak görülse de, aslında toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet bağlamında da ilginç açılımlar sunuyor. Bu yazıda, bu sayının toplumda nasıl algılandığını ve farklı grupların günlük yaşamlarında bununla nasıl karşılaştığını kendi deneyimlerim üzerinden ele alacağım. Şeytan’ın Numarası Kaç?: Kültürel Yük ve Toplumsal Algı “666” olarak bilinen bu sayı, Batı kültüründe şeytani güçlerle özdeşleştiriliyor. Ama İstanbul gibi…
Yorum BırakKültürel Hazinelerin İzinde: Cönk Kimin Eseri? Yeni bir köy evine adım attığınızda, duvarlarda asılı eski belgeler, ahşap raflarda yığılmış defterler ya da köy büyüklerinin sakladığı ciltli yazmalar dikkat çeker. İşte bu ciltler, halk arasında “cönk” olarak bilinir. Onları gördüğünüzde insan ister istemez sorar: Cönk kimin eseri? kültürel görelilik çerçevesinde düşündüğümüzde bu sorunun yanıtı sadece tek bir kişiyle sınırlı değildir. Bir kültürün belleği, ritüelleri, akrabalık yapıları ve toplumsal ekonomisiyle iç içe geçmiştir. Kültürlerin çeşitliliğini keşfetmeye meraklı bir insan olarak bu yazıda, cönkleri antropolojik bir perspektifle ele alacağız ve hem geçmişe hem de günümüze dair izler sunacağız. Cönk Nedir ve Kültürel Bağlamı…
Yorum Bırakİcra Hukuk Mahkemesi Ceza Verir Mi? Küresel ve Yerel Perspektif Selam, bugün biraz hukuk merakımı ve gözlemlerimi paylaşmak istedim. Bursa’da yaşayan bir beyaz yaka olarak hem Türkiye’yi hem de dünyayı takip etmeye çalışıyorum; ve işin ilginç yanı, hukuk sistemi de günlük hayatımızı düşündüğümüzden çok etkiliyor. Özellikle son zamanlarda arkadaşlar arasında konuşulan “İcra hukuk mahkemesi ceza verir mi?” sorusunu hem Türkiye hem de farklı ülkeler perspektifiyle irdelemek istedim. Konuyu kafanda netleştirmek için gelin beraber bakalım. Türkiye’de İcra Hukuk Mahkemesinin Rolü Öncelikle şunu netleştirelim: Türkiye’de icra hukuk mahkemesi, temelde borçların tahsili ve alacaklı ile borçlu arasındaki uyuşmazlıkları çözmek için var. Ama arkadaşlar,…
Yorum Bırak