Merhaba! Hisi sayfamızda bugün El ayak hastalığı geçiren bir daha geçirir mi üzerine faydalı bir rehber sizlerle. Giriş: Kıt Kaynaklar ve Seçimlerle Başlayan Bir Analiz El ayak hastalığı geçiren bir birey bir daha geçirir mi? Basit bir tıbbi soru gibi görünse de, bu soruyu ekonomi perspektifinden düşündüğümüzde karşımıza ilginç bağlantılar çıkar. İnsanlar sınırlı kaynaklar ve belirsizlikler içinde seçimler yaparken, sağlığı ve hastalık deneyimlerini de birer ekonomik faktör olarak değerlendirebilir. Bir ekonomist ya da sağlık ekonomisi uzmanı olarak değil, kaynakların kıtlığı, risk ve fırsat maliyetleri üzerine düşünen bir insan gözüyle bu konuyu ele almak, bize hem bireysel hem de toplumsal perspektif…
Yorum BırakHissedin Bilgi Dalgası Yazılar
Hisi takipçilerine selam! 70 inç TV en — boy kaç cm konusunu bugün daha yakından tanıyoruz. Ölçünün Anlamı: 50 İnç Kaç Santimetre ve Gerçekliğin Ölçülebilirliği Üzerine Bir Düşünce Bir odada iki kişi düşünün: biri duvarda asılı ekranın “50 inç” olduğunu söylerken diğerinin zihninde aynı uzunluk “127 santimetre” olarak yankılanıyor. İkisi de aynı nesneye bakıyor, fakat aynı gerçekliği mi paylaşıyorlar? Ölçüm dediğimiz şey, yalnızca sayısal bir dönüşüm mü, yoksa insan zihninin dünyayı kavrama biçimlerinden biri mi? 50 inç, matematiksel olarak 1 inç = 2.54 cm kabulüyle hesaplandığında 127 santimetreye karşılık gelir. Ancak bu basit dönüşüm, ölçünün felsefi derinliğini tüketmeye yetmez. Çünkü…
Yorum BırakBeslenme Sorusundan Siyasal Düzen Okumasına: 5 Aylık Bebek ve Yumurta Üzerinden Bir Toplumsal Teori Denemesi Toplumsal düzeni anlamaya çalışan bir bakış açısı için en sıradan görünen sorular bile bir tür siyasal laboratuvar işlevi görebilir. “5 aylık bebek yumurta yiyebilir mi?” sorusu ilk bakışta yalnızca pediatri ve beslenme biliminin alanına ait gibi görünür; ancak daha derin bir okumada bu soru, bilgi üretiminin nasıl örgütlendiğini, uzmanlığın nasıl meşrulaştırıldığını ve gündelik yaşamın hangi iktidar ilişkileri içinde şekillendiğini açığa çıkarır. Bu metin, tek bir siyaset bilimci kimliğine sabitlenmeden; farklı düşünsel geleneklerden beslenen, güç ilişkileri ve toplumsal düzen üzerine düşünen bir perspektifin izini sürer. Çocuk…
Yorum Bırak14 Haziran Dünya Ne Günü? Tarihin Katmanları Arasında Bir Hafıza Yolculuğu Bugünkü yazımızda Hisi olarak 14 Haziran dünya ne günü hakkında kapsamlı notlar paylaşıyoruz. Geçmişi anlamaya çalışmak, yalnızca olmuş bitmiş olayları sıralamak değil; bugünün anlamını kuran görünmez bağları fark etmektir. 14 Haziran tarihine bakarken de aynı şey geçerlidir: tek bir “gün” gibi görünen şey, aslında tıbbın, savaşların, bilimsel keşiflerin ve toplumsal dayanışmanın iç içe geçtiği uzun bir tarihsel sürecin düğüm noktalarından biridir. 14 Haziran: Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü’nün Tarihsel Kökeni 14 Haziran, günümüzde Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü olarak anılır. Bu gün, yalnızca modern bir farkındalık takvimi değil; insanlığın…
Yorum BırakKayseri’de Bir Kış Sabahı Önerdiğimiz İçerik: İşaret dili neden yasaklandı ? Sevgili Hisi ziyaretçileri, bugün “İşaret dili sertifikası ile nereye atanabilirim” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz. Kayseri’nin kışını anlatmak zor. Soğuk sadece yüzüme çarpmaz, sanki içime de işler. Sabahları uyanırken pencerenin buğusuna bakıp uzun süre düşünürüm. 25 yaşındayım. Artık “genç sayılır mıyım yoksa yetişkinliğe tamamen girdim mi” sorusu bile yorucu geliyor bazen. Günlük tutuyorum, çünkü içimde birikenleri kimseye anlatamadığımda kâğıt sabırlı oluyor. O sabah yine defterimi açtım. Elim titremiyordu ama içim titriyordu. Çünkü aklımda tek bir cümle dönüp duruyordu: “İşaret dili sertifikası ile nereye atanabilirim?” Bunu ilk kez kendime sormuyordum.…
Yorum BırakHisi olarak her zaman en iyi içeriği sunmak için çalışıyoruz. “Japonya’da öğretmen maaşları ne kadar” konusunda daha fazlası için takipte kalın! Kayseri’den Tokyo’ya Uzanan Düşler O sabah uyandığımda güneş yüzüme vuruyordu; ama içimde bir boşluk vardı. Günlük defterimi elime aldım, kalemimi sıkıca tuttum ve yazmaya başladım. Japonya… Orası benim hayallerimden biriydi. Tokyo sokaklarının kalabalığında kaybolmak, sakura ağaçlarının altında yürümek… Ama en çok öğretmen olmayı hayal ediyordum orada. İlk Araştırmalar ve Umut Bilgisayarı açtım, Japonya’daki öğretmen maaşlarını araştırdım. Sayfalar dolusu rakam… Ortalama bir lise öğretmeni, deneyimine göre ayda yaklaşık 300,000 ile 400,000 yen arasında kazanıyormuş. Türk lirasına çevirdiğimde gözlerim büyüdü. “Vay…
Yorum Bırakİsmimizi nasıl değiştirebiliriz? Bir isimden fazlası: kimlik, hafıza ve yeni başlangıç İsim dediğimiz şey çoğu zaman sadece bir kelime gibi durur. Günlük hayatta çağrıldığımız, imza attığımız, kimlik kartında yazan basit bir bilgi. Ama işin içine biraz daha yakından baktığınızda, bu “basit kelime”nin aslında hayatımızın çok büyük bir parçasını taşıdığını fark edersiniz. İnsanlar bizi onunla tanır, geçmişimizi onunla hatırlar, hatta bazen geleceğimizi bile onunla hayal eder. Eskişehir’de üniversitede çalışan 27 yaşında bir araştırmacı olarak şunu sık sık gözlemliyorum: İnsanlar isimlerini değiştirmek istediklerinde mesele sadece “beğenmeme” olmuyor. Bazen geçmişten kopma isteği, bazen aidiyet arayışı, bazen de hayatın yeni bir sayfasını açma ihtiyacı……
Yorum BırakUsta Yevmiyesi Ne Kadar 2025? İzmir’den Açık Açık Konuşalım Şunu en baştan söyleyeyim: “Usta yevmiyesi ne kadar 2025?” sorusu tek bir rakamla cevaplanacak bir soru değil. Ama insanlar hâlâ sosyal medyada, kahvede, şantiyenin kenarında aynı cümleyi sorup duruyor. Çünkü mesele sadece para değil; mesele emeğin karşılığı, hayatın dengesi ve giderek daha da bozulan bir ekonomik gerçeklik. İzmir’de yaşayan 28 yaşında biri olarak söylüyorum: bu konuya romantik bakamayız. Çünkü ortada romantize edilecek bir durum yok. Bir yanda sırtında bütün gün güneş taşıyan ustalar, diğer yanda “neden bu kadar pahalı?” diye soran insanlar var. Ve ikisi aynı şehirde yaşıyor. 2025’te Usta Yevmiyesi…
Yorum BırakSlay Ne Demek Argo? Günlük Hayatta Parlayan Ama Bir Türlü Oturmayan Bir Kelimenin Hikâyesi Bazı kelimeler vardır, duyarsın ve “ben bunu biliyorum ama tam da bilmiyorum” hissi verir. İşte slay ne demek argo? sorusu da benim için uzun süre böyleydi. İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve arkadaş grubumda “olayı yorumlayan kişi” rolü bana düşüyor. Ama bu rol bazen avantaj değil, sadece fazla düşünmekten dolayı oluşmuş bir yan etki. Mesela bir gün arkadaşım Elif, kafede saçını yapmış, fotoğraf atmış. Gruba düştü mesaj: “Slay olmuşsun kız.” Ben de iç ses: “Slay… ne demekti ya? Öldürmek mi? Moda mı? İngilizce’de ‘yok etmek’ falan mı?”…
Yorum BırakKorunması Hakları Nelerdir? Hayatın İçinden Bir Bakış İzmir’in sıcak bir Cuma akşamı… Ben, 25 yaşında, arkadaş ortamında espri makinesi ama içten içe her detayı fazla düşünen bir genç, kahvemi alıp sahilde yürüyüş yapıyorum. Evet, o sahil ki bazen dalgaların sesi bana “Bugün elektrik faturan öde, yoksa internetin kesilir” gibi iç sesler fısıldıyor. İşte tam da bu sırada kafamda bir soru: “Korunması hakları nelerdir?” Hani şu toplumda herkesin farkında olduğu ama gündelik hayatın koşuşturmasında çoğumuzun aklına gelmeyen haklar. 1. Kendi Kendini Korumak: İlk Adım Kendini Tanımak Arkadaşım Ahmet’in sürekli bana “Sen fazla düşünüyorsun” demesi boşuna değil. Hakikaten, korunması hakları, önce kendi…
Yorum Bırak